| | şizofreni | spesifik bir ruh ve akıl hastalığı |
| | açık alan [open space] | ya imar görmemiş ya da konutlardan ve diğer yapılardan nispeten arınmış toprak parçası insanın faaliyet gösterdiği çevrenin karşıtı olan arazi de bu kavrama dahildir |
| | adenosarkom | yapısında mikroskobik incelemeyle saptanabilen iki tür hücrenin bulunduğu kötü huylu tümör |
| | çevre kalite hedefi [eqo = environmental quality objective] | çevrenin belirli bir boyutu için amaçlanan kalite düzeyinin ortaya konması. bu düzey ulaşılır olmayabilir ve nicelik olarak ifade edilebilir |
| | çevre kalite standardı [eqs = environmental quality standard] | bir çevrede bir kirletici için izin verilebilir en yüksek düzey ya da çevrenin bazı vasıfları için kabul edilebilir en düşük düzey |
| | deplazmoliz | plazmolize uğramış hücrenin tekrar su alarak eski haline dönmesi |
| | dobson birimi [dobson unit] | ozon ölçümünde kullanılır bir dobson birimi, milimetrenin yüzde birine eşittir |
| | kada | konuşmaya engel olan dil bağı, frenilum kısalığı (eskişehir) |
| | kadavra | tıp öğreniminde üzerinde çalışmak için hazırlanmış ölü insan ya da hayvan vücudu |
| | metafaz [metaphase] | mitozun yada hücre bölünmesinin bir evresidir bu evrede kromozomlar hücrenin merkezi boyunca sıralanmışlardır. metafaz kromozomları oldukça yoğunlaşmış ve kısalmış olduklarından bilim adamları bu kromozomları gen haritalama ve kromozomal şekil bozukluklarını tanımlamak için kullanmaktadırlar |
| | kromozom | hücrenin bölünme aşamasında görülen, iğ ipliklerinin kısalıp dönümler yaparak meydana getirdiği yapılar |
| | kromotin iplik | dinlenme halindeki ökaryot hücrenin çekirdeğinde bulunan kromozomların karmaşık hali
|
| | kozmik madde | evreni meydana getiren madde |
| | konjugasyon | iki hücrenin geçici olarak gen alış-verişi yapmak için birleşmeleri |